Fotoğraf ve Fotoğraf Makinesi | SayKoMedya

Fotoğraf ve Fotoğraf Makinesi

DSLR-Kesit-01-600x520

Fotoğrafçılık, fotoğraf ve fotoğraf makinesi

Fotoğraf hakkındaki bilgi birikimlerimizi ve düşüncelerimizi sizlerle paylaşmak için buradayız. Sizlerin de fotoğraf konusunda merak ettiğiniz herşeyin cevabını bulabilmek amacıyla burada olduğunuzu düşünüyoruz.

Öncelikle fotoğrafın tanımlanması ve tarif edilmesi gerekiyor. Sonraki konu başlığımız ise, fotoğraf makinesi ya da kamera olacak. Kamera derken bu konuya açıklık getirelim önce. Genelde fotoğraf çeken aygıta fotoğraf makinesi, film çeken aygıta ise kamera deriz. Ancak yabancı literatürde merak edip de araştıran arkadaşlarımız bilirler, aslında her ikisinin de adı kameradır.

Fotoğraf nedir?

Kelimemizi parçalamak gerekirse latincede  foto=ışık, yani bildiğimiz ışık, güneşin verdiği ışık, ateşin verdiği ışık, ayın yansıttığı ışık gibi. Bu örnekleri çoğaltmak mümkün. Diğeri ise graf=yazı veya çizim gibi bir anlamı vardır. Dolayısıyla fotografın kelime anlamı çok net olarak işlevini tarif ediyor. Işık ile resim yapmak, ışık ile grafik çizmek, ışık ile yazı yazmak gibi. Yani fotograf demek, ışığın marifetiyle bir görüntünün kalıcı hale gelmesini sağlamak demektir. Buradaki sihirli cümlenin çok önemli olduğunu vurgulayalım. Işık varsa fotoğraf var, ışık yoksa fotoğraf yok. Az ışık zor fotoğraf, çok ışık iyi fotoğraf, çok çok ışık, zaman zaman yine zor fotoğraf elde etmemize neden olur.

Aklımıza şöyle bir soru da gelebilir. Işık yoksa fotoğraf çekemeyecek miyiz? Tabi ki çekebileceğiz, günümüzde teknoloji gerçekten çok daha karanlık ortamlarda bile fotoğraf çekebilmemizi sağlıyor.

Fotoğraf sadece bir görüntü değil, bir takım anlatım şansına sahip olan, belki çekilen karedeki görüntünün bir çekiliş sebebi, bir hikayesi bulunan, zaman zaman övgüleri, yergileri, yani bir anlatım diline sahip olan, vizörden bakıp deklanşöre basıldığında sensöre yansıyan, hikayeleri, anlamları, anları ölümsüzleştiren mükemmel bir olaydır.


DSLR-Kesit-03-500x374Fotoğraf Makinesi

Fotoğraf makinesinin içerisinde temelde bir karanlık kutu vardır. Bu karanlık kutu, ön tarafında daha sonra adına objektif ya da lens diyeceğimiz bir aygıt aracılığıyla birleştirilmiştir. Bazı makinelerde objektif ya da lensler ayrılabilir olup, bazılarında ise sabittir. Lensler, bir takım mercek ya da mercekler grubu aracılığıyla ışığı kontrollü bir şekilde içeriye alan, ardından o karanlık kutu içerisinde gezinmeler yaptıktan sonra, bizim fotoğraf çekmek için deklanşöre bastığımız anda da içerde bir mekanizmayı harekete geçirerek ışığın kalıcı bir halde film ya da sensöre yansımasını sağlayan cihaz.

17522_0Fotoğrafta ne görünmesini istiyoruz?

Önce şöyle bir çevremize bakalım, yaşadığımız yere bakalım, dünyaya bakalım, yaşama bakalım. Fotoğrafla aralarındaki ilişkiyi kurmaya çalışalım. Yani hayatın, yaşanan şeylerin, bunlar canlı objeler olsun, cansız objeler olsun. Yaşam üç boyutludur. Gördüğümüz herşey, genişliklere, yüksekliklere ve derinliklere, yani 3 ayrı fiziksel boyuta sahiptir. Bir de bunlara ek olarak zaman boyutu var. Hareketli bir objenin o anki duruşuyla 1 saniye sonraki duruşu farklıdır. Bu duruma zamanı da ekleyecek olursak yaşamı dört boyutlu bir kavram olarak düşünebiliriz. Ama biz fotoğrafı çekerken bunu sadece ve sadece birkaç mikron kalınlığındaki bir yüzeye, bir kağıda veya bir bezin üzerine ya da bir bardağın üzerine, yani neresi olursa olsun kalınlığı olmayan bir yüzeye yansıtacağız. Dolayısıyla elde ettiğimiz fotoğrafta yükseklik ve genişlik olacak, ancak derinlik dediğimiz kavram fotoğrafın içinde olmayacak. O zaman ne olacak? Bu derinlikle ilgili olguları, fotoğrafa biz kazandırmak zorundayız. Bir de zaman var. Yani biraz önceki durum ile biraz sonraki durum birbirinden farklıysa, biraz once çekilen fotoğrafla biraz sonra çekilen fotoğraf birbirinden farklı olacaktır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir