Kapanca | SayKoMedya

Kapanca

Kapanca Anılarım

Kapanca, yıllar öncesi anılarımın hala diri durmasını sağlayan yeşil mavi karışımı bir doğallık. Tirilye’den 5 km kadar uzakta, tepeleri aşınca muhteşem deniz manzarasıyla karşılaşılan bir doğa harikası. Gidip görülesi, olağanüstü güzellik. Bu, benim düşüncem tabii.  Nasıl anlatılır bilemiyorum ama dilimin, ya da parmaklarımın döndüğünce size yaşatmaya çalışayım kısaca. Uzun zaman önce çalıştığım iş yerinde yıllık izin kullandığım zamanları son saatine kadar değerlendirdiğim bir yer Kapanca. Şimdi tanımayanlar, karıştıranlar olacaktır eminim. Çünkü çok yaşadım bunları. Ben Kapanca diyorum, karşımdakiler ha evet Sapanca, duydum orayı diyorlar. Haklılar aslında. Kapanca pek duyulan ve bilinen bir yer değil. Medeni hayattan uzaklaşmak için ideal bir yer. İlkel koşullarda, çadırlarda, elektrik ve su olmadan, televizyon izlemeden nasıl yaşanıyormuş acaba diye düşünerek, kafalardaki soru işaretlerini silmek için inanılmaz uygun bir yer. Bilgisayar demedim farkındaysanız, çünkü o yıllarda bilgisayar yoktu ya da yaygın değildi. Hatta internet hiç yoktu. 1990’lı yıllardan sözediyorum ben. Gecelerimizi mum ışığı ve piknik tüpünün üzerine takılan lüx ışığıyla aydınlatmaya çalışıyorduk. 1 yılın 10 – 15 günü bu şekilde geçiyordu. Böceklerle, otların arasından her an çıkabilecek garip yaratıklarla. Gece ve gündüz.

Kapanca’da kalmak için ilk gittiğimizde benim çadırımın altında taban bile yoktu. Tabansız bir çadır. Hatta çadır bile değil. Naylondan bir malzeme. Sadece üzerimi kapatmak için, o kadar. Böcekler ve karıncalarla birlikte 4 gece geçirmiştim uyurken. Zaten mum ışığı varken görünüyorlardı. Mumu söndürdüğümde hiçbir şey görünmediği için, işin gerçeği böcek ve karıncalar umurumda bile değildi. Uyuduktan sonra nasıl olsa sabah olacak ve uyanacaktım, ya da sonsuza dek uyanmayacaktım. Bu nasıl olsa kaçınılmaz bir durum olduğu için endişelenmeye gerek yoktu. Ben çay içmeyi çok seven biriyim ve Kapanca’daki gün batışında, gecesinde, sabahında, günün her anında çayımı yudumlayarak o keyfi yaşadığım zamanları asla unutmadığım gibi, anlatırken bile keyifleniyorum. O yıllarda çekmeye çalıştığım fotoğrafları sizinle paylaşmaktan büyük mutluluk duyuyorum.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir